Güneşi Getir Bana
GÜNEŞİ GETİR BANA - CARA BASTONE
İnsan en sevdiğini kaybetmişken kendini nasıl yeniden bulabilir?
YEMİN EDERİM, BU BİR AŞK HİKÂYESİ.
BİRİNE TEKRAR YAŞAYACAĞINIZA SÖZ VERDİĞİNİZDE OLANLARIN HİKÂYESİ...
Lenny’nin hayatı tam bir keşmekeşten ibaretti. En yakın arkadaşı Lou kanserle olan savaşına yenilmişti ve Lenny kendini tamamen kaybolmuş hissediyordu. Endişeli ebeveynlerinden, Lou’yla paylaştığı daireden ve yeniden yaşamaya başlaması için yapması gerekenler listesinden köşe bucak kaçıyordu. Şu an elinden gelen tek şey geçici bakıcılık işleriydi. Şansı yaver gitmiş, çok yoğun çalışan bekâr anne Reese ve büyümüş de küçülmüş kızı Ainsley’nin yanında harika bir iş bulmuştu.
Her şey tozpembe değil elbette. Ainsley’nin dayısı Miles sürekli ortalarda dolanıyor ve tam bir... pislik gibi davranıyordu. Daha da kötüsü, Lenny ne kadar rol yaparsa yapsın onun dağılmak üzere olduğunu görebiliyordu. Bu yüzden bir anlaşma yaptılar.
Eğer Lenny, ona yeğeni Ainsley ile bağ kurmasına yardım ederse Miles da o, Tekrar Yaşa listesindeki maddeleri tamamlarken yanında olacaktı.
Lenny, Lou’nun bıraktığı boşluğun doldurulabileceğine inanmasa da Miles’la vakit geçirdikçe şaşırtıcı bir gerçeği keşfetmeye başlayacaktı: Bazen her şeyini kaybetmek kendini ve aşkı yeniden bulmanın tek yoluydu.
“Güneşi Getir Bana beni önce darmadağın etti, sonra da sarsarak yeniden ayağa kaldırdı. Lenny ve Miles birbirlerini tam da olması gerektiği gibi seviyor; karanlıkta ve aydınlıkta,
hiç tereddütsüz. İlk sayfadan son sayfaya kadar hikâyelerinde kayboldum. Cara Bastone yası öylesine şefkatli ve dürüst bir üslupla ele alıyor ki, bize hayatın devam ettiğini ve aşkın asla ölmediğini hatırlatıyor.
Bu hikâye sonsuza dek kalbimde saklı kalacak.”
–Jessica Joyce
“Muazzam bir kurgu ve dizginlenemez bir duygu seli. Güneşi Getir Bana ilk sayfadan kalbimi esir aldı ve bir daha da bırakmadı.
Bir güldüm bir ağladım. Hikâye nefesimi kesti ve bittikten çok sonra bile benimle kaldı.”
–Amy Ewing
“Bastone’dan büyüleyici
bir eser daha. Hayatın en zorlu anlarını keşfetmekten çekinmeyen, yavaş yavaş kıvılcımlanan duygu yüklü bir aşk hikâyesi.”
–Library Journal